Kurumsal Network Kurulumu

SMB Nedir? Dosya Paylaşımı ve SYSVOL Bağımlılığı

SMB nedir, nasıl çalışır? Dosya ve yazıcı paylaşımı, sürüm farkları, SMBv1 riski ve grup ilkelerinin SYSVOL üzerinden dağıtımı.

İlker Pehlivan

SMB (Server Message Block), bir ağdaki bilgisayarların dosya, klasör ve yazıcı paylaşmasını sağlayan protokoldür. Windows’ta ağ sürücüsü bağladığınızda, paylaşılan bir klasöre eriştiğinizde ya da ağ yazıcısına baskı gönderdiğinizde çalışan şey budur ve 445 numaralı portu kullanır.

Kurumun ortak deposunu düşünün. Raflarda binlerce klasör var ve hiçbiri masanıza taşınmıyor: rafın önüne gidiyorsunuz, klasörü yerinde açıyorsunuz, işinizi görüp yerine bırakıyorsunuz. Depo görevlisi elindeki listeye bakıp hangi koridora girebileceğinizi söylüyor, diğer koridorların kapısı size kapalı.

Bu makale kurumsal network kurulumu hizmetimizin dosya ve paylaşım katmanına odaklanır; SMB’nin içinde yer aldığı protokol zincirinin tamamını kurumsal ağ protokolleri rehberimizde ele alıyoruz.

SMB dosya paylaşımının çalışma mantığı: depo raflarında klasörü yerinde açıp inceleyen kullanıcı, yetki listesiyle rafı gösteren görevli ve ayrı mühürlü dolaptan masalara dağıtılan resmi belgeler
Klasör masanıza gelmez, siz rafa gidersiniz. Paylaşımı aktarımdan ayıran şey bu tek cümledir.

SMB Nedir, CIFS ile Aynı Şey mi?

SMB, istemci ile sunucu arasında çalışan bir dosya paylaşım protokolüdür. 1980’lerde IBM’de doğdu, Microsoft tarafından geliştirilerek Windows ağlarının paylaşım standardı haline geldi. Bugün Windows, Linux (Samba ile) ve macOS aynı protokolü konuşur. Linux dünyasının kendi paylaşım protokolü olan NFS ise kullanıcıyı bambaşka bir şeyle tanır: isimle değil, sayısal bir numarayla. Aynı klasörü iki protokolle birden paylaştırdığınızda izin çakışmalarının neden çıktığını NFS nedir rehberimizde ele alıyoruz.

CIFS ise ayrı bir protokol değil, SMB’nin 1990’lardaki bir sürümünün adıdır. Açılımı Common Internet File System’dir ve pratikte SMB 1.0’ı işaret eder. Terim hâlâ karşınıza çıkar: NAS cihazlarının arayüzünde “CIFS” seçeneği görürsünüz, Linux tarafında dosya sistemi tipi cifs diye geçer. İkisini eş anlamlı kullanmak günlük konuşmada sorun çıkarmaz, ama bir cihaz size ısrarla “CIFS” diyorsa arkasında eski bir sürüm çalışıyor olabilir ve bu, güvenlik bölümünde göreceğimiz asıl meseleye bağlanır.

Paylaşım ile Aktarım Aynı Şey Değildir

SMB’yi anlamanın en hızlı yolu, onu yapmadığı işle karşılaştırmak. Bir dosyayı bir yerden bir yere taşımak ile bir dosyayı olduğu yerde ortak kullanmak farklı ihtiyaçlardır:

  • Aktarımda dosyanın bir kopyası çıkar ve başka bir yere gider. FTP, FTPS ve SFTP ile e-posta eki bunu yapar.
  • Paylaşımda dosya olduğu yerde kalır, siz uzaktan üzerinde çalışırsınız, kaydettiğinizde değişiklik doğrudan oradaki dosyaya işlenir.

Depo benzetmesinde aktarım, klasörü koltuğunuzun altına alıp gitmektir. Paylaşım ise rafın önünde açıp okumak, gerekeni yazıp yerine koymaktır.

Bu ayrımın neden önemli olduğu, SMB olmadığında ne olacağına bakınca çıkıyor. Ortak bir dosya paylaşım katmanı yoksa insanlar dosyayı birbirine gönderir. On kişilik bir ekipte bir teklif dosyası e-postayla dolaşmaya başladığında ortaya on ayrı kopya çıkar ve hiçbirinin hangisinin güncel olduğu belli değildir. Kimse yanlış bir şey yapmamıştır; sistem yanlıştır. SMB’nin çözdüğü asıl problem depolama değil, tek bir gerçeğin nerede durduğu sorusudur.

SMB Sürümleri: SMBv1’den SMBv3’e

Protokolün üç kuşağı var ve aralarındaki fark hız değil, güvenlik.

SürümGeldiği sistemÖne çıkan özellik
SMB 1.0 (CIFS)Windows XP ve öncesiŞifreleme yok, imzalama zayıf
SMB 2.xWindows Vista / Server 2008Komut sayısı azaltıldı, performans arttı
SMB 3.xWindows 8 / Server 2012Uçtan uca şifreleme, imzalama iyileştirmesi

Pratik sonuç kısa: bugün kurulan hiçbir ortamda SMBv1 açık olmamalı. SMB 3.x, kabloyu dinleyen birinin dosya içeriğini okumasını engelleyen şifrelemeyi getirdi; öncekilerde bu koruma yok.

Bağlantının hangi sürümle kurulduğunu Windows’ta Get-SmbConnection komutuyla görürsünüz. Ama burada atlanan bir ayrıntı var: bu komut yalnızca o anda açık olan bağlantıları listeler. Hiçbir paylaşıma erişmemişseniz çıktı boş gelir ve bu bir arıza değildir; ölçülecek bir bağlantı yoktur.

Doğru sıra önce paylaşıma gitmek, sonra sormaktır:

PowerShell
Get-ChildItem \\sunucu01\Paylasim
Get-SmbConnection

İlk satır bağlantıyı kurar, ikincisi onu raporlar. Çıktıdaki Dialect sütunu kullanılan sürümü, Encrypted sütunu trafiğin şifrelenip şifrelenmediğini, Signed sütunu ise imzalanıp imzalanmadığını gösterir.

Dialect değeri 2.0.2 gibi eski bir sürüm gösteriyorsa, ortamda geriye uyumluluk için düşülmüş bir bağlantı var demektir. Bağlantı kapandığında kayıt da listeden düşer, yani bu komut geçmişi değil o anki durumu gösterir.

Aynı bilgiyi sunucu tarafından da alabilirsiniz ve çoğu zaman daha kullanışlıdır, çünkü tek seferde o sunucuya bağlı bütün istemcileri listeler:

PowerShell
Get-SmbSession | Select-Object ClientComputerName, ClientUserName, Dialect

Lab ortamımızdaki Domain Controller’da çalıştırdığımda dönen kayıt şu:

Çıktı
ClientComputerName  ClientUserName    Dialect
192.168.1.115       SERCEBILISIM\da   3.1.1

Yani bağlantı SMB 3.1.1 ile kurulmuş: mevcut en güncel sürüm. Eski bir cihazın hangi sürümle bağlandığını merak ediyorsanız bakılacak yer burasıdır; istemcinin başına gitmeniz gerekmez, sunucu zaten kaydını tutuyor.

SMB ve Active Directory: SYSVOL ve Grup İlkesi Dağıtımı

Buraya kadar SMB’yi bir kolaylık gibi anlattık: ortak klasör, ağ sürücüsü, yazıcı. Domain ortamında ise SMB bir kolaylık değil, zorunluluktur, çünkü grup ilkeleri onun üzerinden dağıtılır.

Mekanizma iki parçalıdır ve bu ayrımı bilmek teşhiste doğrudan işe yarar:

  1. Politikanın tanımı dizinde durur. Hangi politikanın hangi birime bağlandığı, kimlere uygulanacağı dizinde tutulur ve oraya LDAP ile bakılır.
  2. Politikanın dosyaları SYSVOL’de durur. Ayarların gerçek içeriği, betikler ve şablonlar Domain Controller üzerindeki SYSVOL adlı paylaşımdadır ve oraya SMB ile erişilir.

SYSVOL, her Domain Controller’da otomatik olarak oluşan ve tüm DC’ler arasında eşitlenen özel bir paylaşımdır. Domain’e katılmış her bilgisayar, açılışta ve düzenli aralıklarla oraya bağlanıp kendisine düşen politika dosyalarını okur.

Depo benzetmesinde SYSVOL, sıradan raflardan ayrı duran mühürlü dolaptır: içindeki belgeler kimseye tek tek elden verilmez, her masaya kopyası kendiliğinden ulaştırılır. Hero görselindeki dolaptan masalara giden ince bakır iplikler tam olarak bunu anlatıyor.

Buradan çıkan sonuç, sahada en çok kafa karıştıran arızalardan birini açıklıyor:

Kullanıcı oturum açar ama hiçbir politika uygulanmaz. Kimlik doğrulama ayrı bir protokolle yürüdüğü için giriş sorunsuz tamamlanır; bozuk olan taraf paylaşım katmanıdır. Ekrandaki hata mesajında ne “SMB” ne “SYSVOL” geçer, çoğu zaman hiç mesaj da çıkmaz.

SYSVOL’ün İçi Neye Benziyor?

Lab ortamımızdaki Domain Controller’da SYSVOL altındaki Policies klasörüne baktığımda dört klasör çıktı ve hepsinin adı bir GUID’di:

Çıktı
{31B2F340-016D-11D2-945F-00C04FB984F9}   Default Domain Policy
{6AC1786C-016F-11D2-945F-00C04fB984F9}   Default Domain Controllers Policy
{72C91F7D-DE4B-4B5B-B544-1A85BB9C4D13}   USER_ARKA_PLAN
{CD1721B2-C236-49C0-BDCE-025F83B6BB92}   PC_TIER0_DENY_LOGON

Soldaki klasör adları, sağdaki okunabilir GPO isimleriyle eşleşir. Grup ilkesinin adı dizinde durur, dosyaları ise bu GUID klasöründe. İlk ikisi her domain’de otomatik oluşan varsayılanlardır; alttaki ikisi bu labda tanımlanmış politikalar.

Eşleşmeyi yönetim konsolundan da doğrulayabilirsiniz. Group Policy Management’ta bir GPO seçilip Details sekmesine geçildiğinde, Unique ID alanında SYSVOL’de gördüğünüz klasör adının aynısı yazar.

Aynı ekran, bu makalenin tezini tek başına özetleyen bir satır daha taşıyor:

  • User version: 0 (AD), 0 (SYSVOL)
  • Computer version: 2 (AD), 2 (SYSVOL)

Konsol, aynı politikanın sürüm numarasını iki ayrı yer için ayrı ayrı gösteriyor: biri dizindeki tanım, diğeri paylaşımdaki dosyalar. Sağlıklı bir ortamda bu iki sayı eşittir.

Eşit olmadıklarında ise elinizde doğrudan bir teşhis vardır: dizin tarafı güncellenmiş ama dosyalar o Domain Controller’a ulaşmamış demektir. Politika yönetim konsolunda doğru görünür, istemcide uygulanmaz. Grup ilkelerinin yarım uygulandığı arızalarda ilk bakılacak yerlerden biri budur.

Bu göstergenin sahadaki karşılığını bir müşteride bizzat gördüm. İki şubeli bir ortamda şubelerden birinde grup ilkeleri yarım uygulanıyordu; SYSVOL’e baktığımda GPO klasörlerinin bir kısmının o sunucuya hiç ulaşmadığı ortaya çıktı. Vakanın tamamını, belirtiden hangi katmana inildiğini anlatan akışla birlikte LDAP nedir rehberimizde ele alıyoruz.

Buradan çıkan ve bu makaleye ait olan ders şu: arıza dizinde değil, dosyaların taşınmasındaydı. Dizin tarafı politikaların var olduğunu söylüyordu ve yönetim konsolunda her şey normal görünüyordu; eksik olan, o dosyaları Domain Controller’lar arasında eşitleyen replikasyondu. Yukarıdaki iki sayıya bakmak, günler sürecek bir aramayı tek ekrana indirebilirdi.

Group Policy Management Details sekmesi: GPO'nun Unique ID alanındaki GUID ve sürüm numaralarının AD ile SYSVOL için ayrı ayrı gösterilmesi
Aynı politika, iki ayrı yerde sayılıyor. İki sayının eşit olmaması replikasyonun yarım kaldığını söyler.

Bir teşhis ayrıntısı da buradan çıktı ve şaşırtıcıydı: SYSVOL’e sunucunun IP adresiyle erişilemiyor. Aynı sunucuda C$ ve IPC$ paylaşımları aynı kimlikle sorunsuz açılırken, \\192.168.1.10\SYSVOL ve \\192.168.1.10\NETLOGON erişim hatası verdi. Sebep yetki değil: bu iki paylaşım DFS üzerinden sunulur ve çözülebilmesi için domain adıyla çağrılmaları gerekir.

Çıktı
\\192.168.1.10\SYSVOL              -> erisim hatasi
\\ad.sercebilisim.com\SYSVOL       -> calisir

Pratik sonucu şu: bir betiği ya da yapılandırmayı IP ile yazdıysanız, ortam sağlıklıyken bile çalışmaz ve hata mesajı sizi yetki aramaya yönlendirir. Doğru yol her zaman domain adıdır.

Herkes Okur, Kimse Değiştiremez

Policies klasörünün izinlerine bakınca SYSVOL’ün neden böyle kurulduğu netleşiyor. Alttaki her GPO klasörü bu izinleri devralır:

KimYetki
Authenticated UsersRead & execute
Server OperatorsRead & execute
Group Policy Creator OwnersRead, write & execute
Administrators, SYSTEM, CREATOR OWNERFull control

Kimliği doğrulanmış her kullanıcının okuma yetkisi olması zorunludur, çünkü politikayı uygulayan taraf kullanıcının kendi bilgisayarıdır. Şirket duvar kağıdını dağıtan bir GPO düşünün: o duvar kağıdının uygulanabilmesi için oturum açan kullanıcının ilgili klasörü okuyabilmesi gerekir. Okuyamazsa politika sessizce uygulanmaz.

Ama liste aynı zamanda sınırı da çiziyor: Authenticated Users’ın yetkisi okuma ve yürütmeyle biter. Silme, değiştirme ya da yeni dosya ekleme hakkı yoktur; tam denetim yöneticilerde ve sistemdedir. Kurumun yazılı kuralları herkese açıktır ama kuralı değiştirmek herkesin işi değildir.

Üçüncü satır ise yetkilendirmenin ne kadar ince ayarlanabildiğini gösteriyor. Group Policy Creator Owners, adı üstünde, yeni GPO oluşturabilen bir gruptur ve bu yüzden yazma yetkisi vardır; ama tam denetimi yoktur, yani başkasının oluşturduğu bir politikayı silip yönetemez. Oluşturduğu politikanın sahibi olarak CREATOR OWNER üzerinden kendi klasöründe tam yetki kazanır. Bir yetkiyi “hepsi ya da hiçbiri” diye vermek yerine, yapabileceği işe göre vermenin somut karşılığı budur.

SYSVOL altındaki Policies klasörünün gelişmiş güvenlik ayarları: Authenticated Users için Read and execute, Administrators ve SYSTEM için Full control yetkisi
Adres çubuğunda domain adı, izin listesinde ise dengenin kendisi: herkes okur, değiştirme yetkisi yukarıda kalır.

Grup ilkelerinin nasıl tasarlandığını ve hangi birime nasıl bağlandığını Active Directory GPO yönetimi rehberimizde ele alıyoruz.

SMB Güvenliği: SMBv1 Neden Kapatılmalı?

SMBv1, bilgisayar tarihinin en pahalı güvenlik açıklarından bazılarının taşıyıcısı oldu. 2017’de dünya çapında yayılan WannaCry ve NotPetya fidye yazılımları, SMBv1’deki bir açığı kullanarak ağ içinde kendi kendine yayıldı. Kullanıcının bir dosyaya tıklamasına bile gerek yoktu; protokolün kendisi yayılma yolu oldu.

Alınması gereken üç önlem var ve üçü de birbirinden bağımsız:

  • SMBv1’i kapatın. Windows Server 2016 ve sonrasında zaten varsayılan olarak kapalı gelir, ama eski sürümlerden yükseltilen sistemlerde açık kalmış olabilir.
  • Port 445’i asla internete açmayın. Dış erişim gerekiyorsa VPN kurulur. Bu port kurum ağının dışına çıkmamalıdır.
  • SMB imzalamayı zorunlu tutun. İmzalama olmadan, araya giren biri trafiği değiştirebilir.

Sunucunun bu üç konuda nerede durduğunu tek komutla görürsünüz:

PowerShell
Get-SmbServerConfiguration | Select-Object EnableSMB1Protocol, RequireSecuritySignature, EncryptData

Lab Domain Controller’ımızda çıkan sonuç şu:

Çıktı
EnableSMB1Protocol       : False
RequireSecuritySignature : True
EncryptData              : False

İlk iki satır iyi haber: SMBv1 kapalı ve imzalama zorunlu. Üçüncü satır ise bu bölümün asıl dersi.

Bağlantının SMB 3.1.1 ile kurulduğunu az önce ölçmüştük, yani sunucu da istemci de şifrelemeyi destekliyor. Buna rağmen EncryptData değeri False, çünkü SMB şifrelemesi kendiliğinden açılmaz; açıkça etkinleştirilmesi gerekir. Desteklemek ile kullanmak aynı şey değil.

Dizin katmanının benzer bir sıkılaştırma ihtiyacı olduğunu ve orada da imzalamanın belirleyici olduğunu Active Directory güvenlik sıkılaştırması rehberimizde ele alıyoruz.

Sahadan: Yetki Geri Alınır, İzin Kalır

Protokolü sıkılaştırmak işin yarısı. Diğer yarısı, o paylaşımın içindeki izinlerin zamanla ne hale geldiği, ve orada gördüğüm en sinsi şey şuydu.

Danışmanlık verdiğim bir kurumda paylaşım izinlerini denetlerken, İnsan Kaynakları’nın maaş dosyalarını tuttuğu klasörde beklenmedik bir kayıt buldum: birisi kendi kullanıcı hesabını, tek tek, o klasöre izinli olarak eklemişti. Grup üzerinden değil, doğrudan kendi adına.

Bunu yapabilmesi için o an geniş bir yetkisi olması gerekiyordu; yönetici yetkisiyle klasöre gidip kendini izin listesine yazmıştı. Tehlikeli olan kısmı ise yetkisini kaybettikten sonra başlıyor.

Şöyle düşünün: bir gün o kişinin yönetici yetkisi geri alınır, sıradan bir kullanıcıya döner, ve herkes sorunun çözüldüğünü varsayar. Oysa domain yetkisi bir grup üyeliğidir, klasördeki tekil izin ise ayrı bir kayıttır. Grubu değiştirmek o kaydı silmez. Kişi sıradan bir kullanıcı olarak, yıllar sonra bile, kurumun maaş dosyalarını açmaya devam edebilir. Kimse fark etmez, çünkü kimse bakmaz.

Aynı klasöre iki ayrı yoldan verilmiş erişimin, yetki geri alındığında ne olduğu. Solda kişi hem grup üyeliği üzerinden hem de klasöre elle eklenmiş tekil bir izin kaydı üzerinden erişebilmektedir. Sağda grup üyeliği kaldırılmıştır ve o yol kapanmıştır, ama klasördeki tekil izin kaydı olduğu gibi durur; kişi sıradan bir kullanıcı olduğu hâlde klasörü açmaya devam eder. Domain yetkisi bir grup üyeliğidir, klasördeki tekil izin ise ayrı bir kayıttır; birini değiştirmek diğerini silmez. dün · yönetici yetkisi varken bugün · yetki geri alındı grup üyeliği klasördeki tekil izin kaydı üyelik kaldırıldı klasördeki tekil izin kaydı Inherited from: None Inherited from: None IK\Maaslar IK\Maaslar paylaşımı paylaşımı İki ayrı yol, iki ayrı kayıt. Biri kapandı, öbürü olduğu gibi duruyor. Domain yetkisi bir grup üyeliğidir; klasördeki tekil izin ayrı bir kayıttır. Birini değiştirmek diğerini silmez. Bu yüzden arama izin listelerini tek tek gezmekle değil, devralması kırılmış klasörleri bulmakla başlar: Inherited from sütununda None yazan satır oraya elle eklenmiştir. Aynı klasöre iki ayrı yoldan verilmiş erişimin, yetki geri alındığında ne olduğu. Üstte kişi hem grup üyeliği üzerinden hem de klasöre elle eklenmiş tekil bir izin kaydı üzerinden erişebilmektedir. Altta grup üyeliği kaldırılmıştır ve o yol kapanmıştır, ama klasördeki tekil izin kaydı olduğu gibi durur; kişi sıradan bir kullanıcı olduğu hâlde klasörü açmaya devam eder. Domain yetkisi bir grup üyeliğidir, klasördeki tekil izin ise ayrı bir kayıttır; birini değiştirmek diğerini silmez. dün · yönetici yetkisi varken grup üyeliği klasördeki tekil izin kaydı Inherited from: None IK\Maaslar paylaşımı İki ayrı yol, iki ayrı kayıt. bugün · yetki geri alındı üyelik kaldırıldı klasördeki tekil izin kaydı Inherited from: None IK\Maaslar paylaşımı Biri kapandı, öbürü olduğu gibi duruyor. Domain yetkisi bir grup üyeliğidir; klasördeki tekil izin ayrı bir kayıttır. Birini değiştirmek diğerini silmez. Aramaya devralması kırılmış klasörlerden başlanır: None yazan satır elle eklenmiştir.
Grup üyeliğini kaldırmak soldaki yolu kapatıyor, sağdaki kaydı ise hiç görmüyor. Vakada bulduğum satır tam olarak buydu: Inherited from sütununda None.

Bu kaydın bulunması da kolay değil. Bir paylaşımın altında onlarca klasör, onların altında onlarca alt klasör varsa, izin listelerini tek tek gezmek günler alır. Aramayı hızlandıran şey şu: devralmayı kıran klasörleri arayın. Sağlıklı bir yapıda izinler tepeden aşağı devralınır; biri araya elle bir kayıt eklediğinde o klasörde devralma kırılmış olur. Yukarıdaki ekran görüntüsünde Inherited from sütununun ne işe yaradığı tam da budur: None yazan satır, oraya elle eklenmiş bir izin demektir.

Vakanın bıraktığı iki kural, o günden beri kurduğum her dosya sunucusunda geçerli:

  1. Kritik klasörlerde asla tekil kullanıcı ataması yapmayın, grup atayın. Kişiye izin verildiğinde o izin kişiyle birlikte kalır; gruba verildiğinde kişi gruptan çıkarıldığı an erişim de biter. İşten ayrılma, departman değişikliği ve yetki geri alma süreçlerinin tek tek klasör gezmeden yürümesinin yolu budur.
  2. Domain admin yetkisi “iş görülsün” diye dağıtılmaz. Sahada bu yetki çoğu zaman teknik bir gerekçeyle değil, pratiklik gerekçesiyle veriliyor: bir kurulum takılıyor, kimse sebebini aramak istemiyor, hesap yönetici grubuna atılıp geçiliyor. O andan sonra o kişinin dokunduğu her klasörde böyle bir kayıt bırakma imkânı var demektir.

SMB Teşhisi: Erişilemeyen Paylaşımlar ve Yetki Sorunları

SMB arızalarının çoğu üç katmandan birinde çıkar ve teşhis sırası bu katmanları alttan üste izlemelidir. Alttaki katman bozukken üsttekini incelemek zaman kaybıdır.

1. Ağ katmanı: port açık mı?

PowerShell
Test-NetConnection -ComputerName sunucu01 -Port 445

TcpTestSucceeded değeri False dönüyorsa sorun paylaşımda değil, ağdadır: firewall kuralı, kapalı sunucu ya da yanlış isim çözümlemesi. Bu adımda başarısızsanız izin ayarlarına bakmanın anlamı yok.

2. İsim katmanı: doğru makineye mi bağlanıyorsunuz?

Paylaşıma kısa adla (\\sunucu01) erişilip tam adla (\\sunucu01.ad.sercebilisim.com) erişilemiyorsa ya da tersi geçerliyse, sorun SMB’de değil isim çözümlemededir. Bu ayrımı DNS nedir rehberimizde ele alıyoruz.

3. Yetki katmanı: iki ayrı izin listesi var.

Bu, sahada en çok yanlış teşhis edilen konudur. Bir paylaşımın iki izin katmanı vardır ve erişim ikisinin kesişimidir:

KatmanNerede tanımlanırKapsamı
Paylaşım izniKlasörün paylaşım ayarlarındaYalnız ağ üzerinden erişimde geçerli
NTFS izniKlasörün güvenlik sekmesindeHem ağdan hem yerelden geçerli

Kullanıcı ikisinden hangisi daha kısıtlıysa onu görür. Paylaşım izninde tam yetki verip NTFS’te salt okunur bırakırsanız, kullanıcı yazamaz ve hata mesajı hangi katmandan geldiğini söylemez. Depo benzetmesinde bu, koridora girme izniniz olması ama rafın kilitli olması gibidir: kapıdan geçersiniz, klasörü açamazsınız.

Teşhis sırasında bu yüzden her iki listeyi de kontrol edin; yalnız birine bakıp “yetki var” demek en sık yapılan hatadır.

Sonuç: Tek Gerçeğin Nerede Durduğu

SMB’yi sıradan bir kolaylık gibi görmek kolaydır: ağ sürücüsü bağlanır, klasör açılır, iş görülür. Oysa çözdüğü problem depolama değil, bir kurumda tek bir gerçeğin nerede durduğu sorusudur. Dosya bir yerde durduğu ve herkes ona gittiği sürece “hangi kopya güncel” sorusu hiç doğmaz.

Domain ortamında ise rolü sessizce büyür. Kimlik doğrulama başka bir protokolün işidir, dizin sorgusu başka birinin; ama kurumun yazılı kuralları makinelere SMB üzerinden ulaşır. Bu yüzden SMB tarafındaki bir arıza kendini SMB arızası olarak göstermez: kullanıcı oturum açar, her şey normal görünür ve yalnızca politikalar uygulanmaz.

Depo görevlisi size hangi koridora girebileceğinizi söyler, klasörü yerinde açarsınız, işinizi görüp yerine bırakırsınız. Sistem doğru kurulduğunda kimse onu fark etmez; bozulduğunda ise ortaya çıkan belirti neredeyse hiçbir zaman deponun kendisini işaret etmez.

SMB Hakkında Sık Sorulan Sorular

İkisi de dosyayla ilgilenir ama farklı işler yapar. SMB paylaşım protokolüdür: dosya sunucuda durur, siz uzaktan üzerinde çalışırsınız ve kaydettiğinizde değişiklik doğrudan oradaki dosyaya işlenir. FTP ise aktarım protokolüdür: dosyanın bir kopyasını alır, kendi makinenize indirirsiniz. Bir ekip aynı belge üzerinde çalışacaksa SMB gerekir; FTP'de herkesin elinde ayrı bir kopya oluşur ve hangisinin güncel olduğu belirsizleşir.
Bazıları bırakabilir, o yüzden kapatmadan önce ortamı taramak gerekir. Riskli grup genellikle eski çok fonksiyonlu yazıcılar, tarayıcılar, NAS cihazları ve üretim hattındaki eski kontrol yazılımlarıdır. Windows tarafında SMBv1'e ihtiyaç duyan bir istemci pratikte kalmadı. Doğru sıra, önce hangi cihazların SMBv1 kullandığını denetim kaydıyla tespit etmek, sonra kapatmaktır; tersini yapmak üretim durdurur.
Hayır. Bu, ödenen bedeli en ağır olan yapılandırma hatalarından biridir. WannaCry ve NotPetya dahil geniş çaplı fidye yazılımı salgınları internete açık SMB üzerinden yayıldı. Dışarıdan dosya paylaşımına erişim gerekiyorsa doğru yol VPN kurmak ya da SMB yerine amaca uygun bir dosya paylaşım servisi kullanmaktır. Port 445 kurum ağının içinde kalmalıdır.
Evet ve bu, teşhis edilmesi en zor arızalardan biridir. Grup ilkelerinin tanımı dizinde durur ama dosyaları Domain Controller üzerindeki SYSVOL paylaşımında bulunur ve oraya SMB ile erişilir. SMB tarafında bir sorun varsa kullanıcı sorunsuz oturum açar, çünkü kimlik doğrulama ayrı bir protokolle yürür; sadece politikalar uygulanmaz. Hata mesajında genellikle ne SMB ne SYSVOL geçer.
İlker Pehlivan

Yazan

İlker Pehlivan

BT Danışmanı | Ağ, Sistem ve Güvenlik Yönetimi

İlker Pehlivan, karmaşık BT altyapılarını ölçeklenebilir ve güvenli sistemlere dönüştüren bir ağ ve sistem mühendisidir. Şirketlere özel teknoloji rehberleri burada.

Benzer Makaleler

Kurumsal Ağ Protokolleri: DHCP'den LDAP'a

Bir şirketi ayakta tutan ağ protokolleri: DHCP, DNS, Kerberos, LDAP, SMB, RDP, SSH ve BGP. Hangisi ne yapar, nasıl zincirlenir, bozulduğunda nereden anlaşılır.

31 dk okuma

ARP Nedir? MAC Adresi, ARP Tablosu ve Spoofing

ARP, IP adresini MAC adresine çeviren protokoldür. ARP tablosu durumları, yayın alanı sınırı ve ARP spoofing, gerçek makineden alınmış paket dökümleriyle.

41 dk okuma

DHCP Nedir? Ağda IP Adresi Nasıl Dağıtılır?

DHCP nedir, nasıl çalışır? Ağdaki cihazlara IP adresi, subnet, gateway ve DNS bilgisinin otomatik dağıtımı: DORA akışı, kira süresi, APIPA ve DHCP relay.

22 dk okuma

DNS Nedir, Nasıl Çalışır? Kayıt Türleri ve TTL

DNS nedir, nasıl çalışır? Kök, TLD ve yetkili sunucu zinciri; A, CNAME, MX, TXT kayıtları; nameserver devri, TTL ve önbellek, nslookup ile arıza teşhisi.

38 dk okuma

Kurumsal Firewall Kurulumu, Yönetimi ve Danışmanlığı

Kurumsal firewall kurulumu, yönetimi ve danışmanlığı: Fortinet, Palo Alto ve pfSense ile kural yönetimi, IPS/IDS, VPN ve sürekli izleme hizmeti sunuyoruz.

6 dk okuma

HTTP ve HTTPS Nedir? Aradaki Fark ve Şifreleme

HTTP ve HTTPS nedir, farkı ne? İstek ve yanıt anatomisi, durum kodları, şifresiz bağlantıda ne sızdığı ve TLS el sıkışması adım adım.

45 dk okuma

ICMP Nedir? Ping, TTL ve Tracert Komutu

ICMP, ping ve tracert komutunun altında çalışan protokoldür. Request timed out, Destination host unreachable ve General failure farkı, lab ölçümleriyle.

27 dk okuma

IP Adresi Nedir? Subnet Maskesi, CIDR ve IPv6

IP adresi nedir, subnet maskesi ne işe yarar, /24 ne demek? Ağ ve host kısmı ayrımını, özel adres aralıklarını ve IPv6'yı gerçek lab ölçümleriyle anlatıyoruz.

28 dk okuma

Kurumsal Kablosuz Ağ Tasarımı: Survey'den Kuruluma

Kurumsal kablosuz ağ tasarımı: survey planlamadan access point yerleşimine, PoE kablolamadan kanal planına kadar 63 AP'lik bir projede izlenen gerçek sıra.

25 dk okuma

Kerberos Nedir? Kimlik Doğrulama ve Bilet Mantığı

Kerberos nedir, nasıl çalışır? Bilet mantığını, paket düzeyinde yakalanmış gerçek akışı ve oturum açılamadığında izlenecek teşhis sırasını adım adım gösteriyoruz.

32 dk okuma

LDAP ve LDAPS Nedir? Dizin Sorgulama ve 636 Portu

LDAP nedir, nasıl çalışır? Dizin yapısı, DN ve base DN mantığı, bind türleri ve 389 ile 636 farkı; gerçek paket yakalamalarıyla anlatıyoruz.

38 dk okuma

NFS Nedir? NAS ve Sanallaştırmada Dosya Paylaşımı

NFS nedir, nasıl çalışır? UID/GID kimlik modeli, root_squash ayarı, NFS ile SMB'nin aynı klasörde çakışması ve izin sorunlarının teşhisi, lab ölçümleriyle.

26 dk okuma

NTP Nedir? Kurumsal Ağda Saat Senkronizasyonu

NTP nedir, nasıl çalışır? Stratum hiyerarşisi, ağda tek saat kaynağı, Kerberos'un beş dakikalık toleransı ve saat arızalarında teşhis sırası.

23 dk okuma

Port Nedir? TCP ve UDP Farkı, Bağlantı Arızası Tespiti

Port numarası ne işe yarar, TCP ve UDP farkı nasıl işler, açık port nasıl kontrol edilir ve bağlantı kurulmadığında arıza hangi tarafta, nasıl kanıtlanır?

35 dk okuma

RADIUS Sunucusu Nedir? 802.1X ile Ağ Kimlik Doğrulama

RADIUS sunucusu nedir, nasıl çalışır? 802.1X akışını, EAP yöntemlerini ve ağa bağlanamayan kullanıcıda izlenecek teşhis sırasını paket düzeyinde gösteriyoruz.

24 dk okuma

SSH Nedir? Şifreli Yönetim ve Anahtar Tabanlı Giriş

SSH nedir, port 22'de el sıkışma nasıl olur, ana bilgisayar anahtarı neyi kanıtlar, sürüm 1 neden kapatılmalı ve parola yerine anahtarla giriş nasıl kurulur.

19 dk okuma

Kurumsal Switch, Router Kurulumu ve VLAN Yapılandırma

Kurumsal switch, router kurulumu ve VLAN yapılandırma: HSRP/VRRP yedekliliği, port güvenliği ve doğru mimari danışmanlığıyla güvenilir ağ altyapısı kuruyoruz.

7 dk okuma

Telnet Nedir? Şifresiz Yönetim Protokolü ve Riskleri

Telnet nedir, port 23 nasıl çalışır, parolayı neden düz metin taşır ve hâlâ açık bulunan cihazlarda ne yapılmalı: kapatma, SSH'a geçiş ve yönetim VLAN'ı.

16 dk okuma

VLAN Nedir? 802.1Q Etiketi, Access ve Trunk Farkı

VLAN tek switch'i mantıksal ağlara böler. 802.1Q etiketi, access ile trunk portun farkı ve native VLAN riski, gerçek paket dökümleriyle anlatılıyor.

32 dk okuma

NAT Nedir? Ağ Adresi Çevirisi Nasıl Çalışır?

NAT (Network Address Translation) nedir, SNAT ile DNAT farkı nedir, PAT nasıl çalışır ve NAT tablosu ne tutar? Çeviri tablosunu lab ortamında açıp gösteriyoruz.

32 dk okuma

RDP Nedir? Uzak Masaüstü Protokolü ve Güvenliği

RDP (Remote Desktop Protocol) nedir, 3389 portu ne yapar ve NLA ne işe yarar? Uzak masaüstü protokolünü Windows sunucuda ölçtük, güvenlik tarafıyla birlikte.

26 dk okuma

SNMP Nedir? MIB, OID ve Trap Mekanizması

SNMP nedir ve nasıl çalışır? Yönetici ve ajan mimarisi, MIB ile OID kataloğu, poll ve trap arasındaki fark, community string riski ve SNMPv3 ile çözümü.

24 dk okuma

Syslog Nedir? Facility, Severity ve 514 Portu

Syslog nedir, log satırı neye benzer? Facility ile severity tek sayıya nasıl sıkışır, 514 portu neden UDP: gerçek switch çıktısıyla anlatıyoruz.

21 dk okuma

FTP, FTPS ve SFTP Nedir? Aralarındaki Fark

FTP, FTPS ve SFTP arasındaki fark: iki kanallı mimari, aktif ve pasif mod, firewall arkasında kırılan aktarımlar ve paket düzeyinde şifresiz dosya kanıtı.

24 dk okuma

TFTP Nedir? Port 69, Switch Yedeği ve PXE

TFTP nedir, UDP 69 üzerinden nasıl çalışır ve switch yapılandırma yedeği neden bu protokolle alınır? Gerçek paket dökümü, PXE boot ve SFTP karşılaştırması.

23 dk okuma

TLS Nedir? SSL ile Farkı, Sürüm Pazarlığı ve Ölçümü

TLS nedir, SSL ile farkı ne? El sıkışmada sürüm ve şifre takımı nasıl seçilir, TLS 1.2 ile 1.3 arasında pakette ne değişir, sunucunuz hangisini konuşuyor?

34 dk okuma

IMAP Nedir, POP3 Nedir? Aralarındaki Fark

IMAP ile POP3 arasındaki fark: durumun sunucuda mı cihazda mı tutulduğu, 993 ve 995 portları, kota dolunca ne olur ve POP3'ten IMAP'a geçişin gerçek maliyeti.

18 dk okuma

SMTP Nedir? Mail Nasıl Gönderilir ve Neden Gitmez?

SMTP nedir, mail nasıl gönderilir: zarf ile başlık ayrımı, 25/587/465 portlarının farkı, STARTTLS öncesi düz metin okunan oturum ve gitmeyen mailin teşhisi.

22 dk okuma

Yapısal Kablolama ve Zayıf Akım: Kurumsal Bina Altyapısı

Kurumsal binada yapısal kablolama ve zayıf akım sistemleri nasıl kurulur? Kat kablolaması, kabinet düzeni, CAT6 ve fiber seçimi, test raporu ve saha hataları.

28 dk okuma

Ücretsiz Değerlendirme

Ağınızda hâlâ SMBv1 açıksa fidye yazılımının en bilinen kapısı açık demektir. Kapatalım mı?

İlgili Makaleler