BT Danışmanlık Hizmetleri Nedir?

GLPI Nedir? Açık Kaynaklı BT Envanter ve Helpdesk Platformu

GLPI nedir, hangi kurumlar kullanmalı ve ücretli alternatiflere göre farkı ne? Açık kaynaklı BT envanter ve helpdesk platformunu tüm yönleriyle ele alıyoruz.

İlker Pehlivan

Kariyerimin ilk yıllarında her şeyin elle yürütüldüğü, Active Directory’nin olmadığı, envanter takibinin bir Excel dosyasına sığdırılmaya çalışıldığı büyük bir kurumda çalıştım. Bazen işe giriş çıkışlar bildirilmezdi, bazen iş yoğunluğundan Excel güncellenmeyi unutulurdu. Yeni biri işe başladığında ya da bir personel ayrıldığında o kadar çok manuel adım birikiyor, o kadar çok kutucuk işaretlenmesi gerekiyordu ki tablolar er ya da geç patlıyordu. Sonunda hafızamızı tazelemek için lokasyonları arayıp bilgi almaya çalışıyorduk. Büyük bir kuruma yakışmayan bir durumdu bu.

Zamanla GLPI gibi araçları o kuruma kazandırdım. Kurulumlarını bizzat yaptım, süreçleri adım adım oturtturdum. Ve şunu net olarak gördüm: doğru araç yerli yerine oturduğunda iş akışı kişiden bağımsızlaşır, hata payı düşer, herkes ne yapacağını bilir. Bir çalışan kurumdan ayrılsa bile sistem yürür. İşte bu, benim için gerçek anlamda iyi kurulmuş bir BT altyapısının tanımıdır.

Bu rehberi o deneyimden yola çıkarak yazdım. GLPI nedir diye sorulacak olursa: kurumların BT varlıklarını ve destek süreçlerini merkezi olarak yönettiği, tamamen ücretsiz ve açık kaynaklı bir platformdur. Size bir şey satmaya çalışmıyorum; sadece neyi neden kullandığımızı, hangi sorunu çözdüğünü ve kurumunuza ne kazandırabileceğini dürüstçe aktarmaya çalışıyorum.

GLPI Ne İşe Yarar?

Bir kurumun BT altyapısını yönetmek; doğru araçlar olmadan, zamanla kimin neyi kullandığını, hangi cihazın nerede olduğunu ve sistemin gerçekte nasıl işlediğini takip edemez hale gelmeyi beraberinde getirir. GLPI tam bu noktada devreye girer.

BT Varlık ve Envanter Yönetimi

GLPI envanter yönetimi — kaotik Excel takibinden düzenli sisteme geçiş

Benim için GLPI’nın en değerli tarafı buydu. Hem sistemci, hem networkcü, hem zaman zaman helpdesk yapan ve birden fazla lokasyonla ilgilenen biri olarak her şeyi aynı anda takip etmek zorundaydım.

GLPI sayesinde ağdaki tüm cihazları merkezi bir ekrandan görebilir hale geldim. Standart dışı isimlendirilmiş bilgisayarları tespit edip lokasyondaki ilgili kişiye düzelttirebildim. DHCP üzerinden MAC adresiyle IP sabitleme kayıtlarını düzenli tutabildim.

Ama asıl değeri şurada ortaya çıktı: ben işe girmeden önce kimsenin haberi olmayan kurumun monitörleri, ağa bağlı olmayan gölge yazıcılar, SSD’si olmayan laptoplar, RAM’i yetersiz sistemler… Bunların hepsini GLPI ile tespit ettim ve kurumsal standartlarda kayıt altına aldım. Envanter dediğimiz şey sadece bir liste değil; görünmez olanı görünür kılmaktır.

Bunun pratikteki karşılığı şudur: yeni laptoplar için üst yönetimden bütçe talep edecekseniz, o toplantıya “laptoplarımız eskidi, değiştirsek mi?” diye girmek ile elinizde somut veriler olması arasında dağlar kadar fark var. Kaç adet cihaz var, kaçı kullanım ömrünü tamamlamış, hangi kadrolardaki personel bu cihazları kullanıyor gibi sorulara hazır cevabınız varsa ikna kabiliyetiniz bir o kadar artar.

GLPI bu verileri size hazır sunar. “Kurumumuzda 300 adet laptop mevcut, 178’i 5 yılı aşmış durumda, 250 kritik kadrodaki uzman personelin cihazında SSD bulunmuyor” gibi bir çıktıyla gittiğinizde, bütçe talebiniz kişisel bir görüş olmaktan çıkıp kurumsal bir ihtiyaç analizine dönüşür. Yeni cihaz bütçesi onaylanmasa bile SSD ve RAM takviyesi gibi alternatif çözümlere yönelebilmek için de aynı verilerden yararlanabilirsiniz.

Helpdesk ve Ticket Yönetimi

Bir kurumda teknik destek taleplerini telefon, e-posta veya koridorda karşılaşmayla almaya başladığınızda, o taleplerin nerede kaldığını takip etmek giderek zorlaşır. Kim ne istedi, ne zaman çözüldü, hangi cihaza ne yapıldı; bunları hatırlamak değil, kayıt altında tutmak gerekir.

Yaklaşık 5.000 laptopun teknik servis süreçlerini GLPI üzerinden yönettiğimde bunun farkına vardım. Her cihazın açık case’leri, tamir talepleri, teknik servis kayıtları ve lokasyonlardan gelen tamir formlarının PDF versiyonları tek bir platformda toplanıyordu. Bazen haftalarca süren tamir süreçlerinde kullanıcıya verilen geçici laptoplar bile sisteme işleniyordu.

Bu yapı sayesinde bir kullanıcı “laptopum nerede?” diye sorduğunda, ekranda zaten cevap hazırdı. Hangi aşamada olduğu, kimin üzerinde beklediği, tahmini teslim tarihi. Hem kullanıcı hem de teknik ekip için belirsizlik ortadan kalkıyordu.

Raporlama ve Analiz

GLPI’nın envanter verilerini toplaması tek başına yeterli değildir; asıl güç, bu verileri anlamlı raporlara dönüştürebilmesinde yatar.

Hangi lokasyonda kaç cihaz var, bu cihazların kaçı belirli bir yaşın üzerinde, hangi yazılım kaç bilgisayara kurulu, lisans sayınız gerçek kullanımı karşılıyor mu? Bu soruların cevapları GLPI’da birkaç tıklamayla raporlanabilir hale gelir.

Üst yönetime bütçe sunumu hazırlarken, denetim süreçlerinde ya da yıllık BT planlama toplantılarında bu raporlar somut bir zemin oluşturur. Sözlü ifade yerine veriye dayalı bir sunum; hem daha ikna edici hem de kurumsal hafızayı koruyan bir belge niteliği taşır.

LDAP ve Active Directory Entegrasyonu

Kurumunuzda Active Directory kullanıyorsanız GLPI ile entegre etmek, sistemin değerini önemli ölçüde artırır.

En pratik faydası şudur: hangi kullanıcının hangi bilgisayarı kullandığını doğrudan görebilirsiniz. Cihaz başında kimin oturduğunu bilmek; hem teknik destek süreçlerini hızlandırır hem de envanter kayıtlarının gerçeği yansıtmasını sağlar.

GPO üzerinden GLPI Agent’ı toplu olarak dağıtabilirsiniz. Yüzlerce Windows cihazına tek tek müdahale etmek yerine, domain üzerinden merkezi bir dağıtımla tüm envanter verisi otomatik olarak sisteme akar.

Bunların yanı sıra AD entegrasyonunun getirdiği başka avantajlar da var. AD’deki tüm kullanıcılar otomatik olarak GLPI’ya aktarılır; yeni biri işe girdiğinde sadece AD’ye eklemek yeterlidir. Kullanıcılar ayrı bir GLPI şifresi hatırlamak zorunda kalmaz, Windows domain bilgileriyle direkt giriş yapabilir. Bir personel kurumdan ayrıldığında AD üzerinden deaktif etmek GLPI erişimini de kapatır; eski çalışanın sistemde aktif kalması gibi güvenlik açıkları kendiliğinden ortadan kalkar. Son olarak AD’deki departman ve organizasyon yapısı GLPI’ya yansır; ticketlar ve cihazlar departman bazında gruplanabilir hale gelir.

Kimler Kullanmalı?

GLPI hangi ölçekteki kurumlara uygun — küçük, orta ve büyük işletme karşılaştırması

GLPI her ölçekteki kuruma kurulabilir; ancak getirisi kurum büyüklüğüyle doğru orantılı artar.

ÖlçekÇalışan SayısıGLPI Uygunluğu
Mikro1-9Fazla gelir, gerek yok
Küçük10-49Kurulabilir, tam verim için erken
Orta50-249Biçilmiş kaftan
Büyük250+Vazgeçilmez

50 çalışanı aştığınız andan itibaren artık tek kişinin hafızasına ya da bir Excel dosyasına sığmayan bir altyapı var demektir. Birden fazla lokasyon, farklı departmanlardan gelen talepler ve yönetilmesi gereken yüzlerce cihaz; bunlar sistematik bir araç olmadan kaçınılmaz olarak kaosa sürüklenir. 250 üzerinde çalışanı olan büyük işletmelerde ise GLPI bir tercih değil, kurumsal işleyişin doğal bir parçası haline gelir.

Ücretli Alternatiflerine Göre Farkı Ne?

GLPI’nın doğrudan rakipleri arasında ServiceNow, Jira Service Management ve ManageEngine sayılabilir. Bu platformlar kurumsal düzeyde güçlü çözümler sunar; ancak beraberinde ciddi lisans maliyetleri getirir.

PlatformLisans ModeliAylık Maliyet (tahmini)
ServiceNowKullanıcı başına100$ ve üzeri
Jira Service ManagementAjan başına20-50$
ManageEngineCihaz/teknisyen başına50-100$
GLPIÜcretsiz, açık kaynak0$

Fiyat farkı yalnızca bütçe meselesi değildir. Ücretli platformlar genellikle belirli bir kullanım kalıbını dayatır; özelleştirme için ek maliyet veya teknik bilgi gerekebilir. GLPI ise açık kaynaklı yapısı sayesinde kurumun ihtiyacına göre şekillendirilebilir, kaynak koduna müdahale edilebilir.

Bununla birlikte dürüst olmak gerekir: ServiceNow gibi platformların kurumsal destek, entegrasyon ekosistemi ve kullanım kolaylığı açısından avantajları vardır. GLPI bu platformların yerine geçtiğini iddia etmez; ancak bütçesi kısıtlı ya da açık kaynak ekosistemini tercih eden kurumlar için güçlü ve olgun bir alternatiftir.

GLPI Kurulum ve Kullanım Rehberleri

GLPI’yı kurmaya ve kurumunuza entegre etmeye hazırsanız aşağıdaki adım adım rehberlerle başlayabilirsiniz:

GLPI Hakkında Sık Sorulan Sorular

Temel Linux komut satırı bilgisi yeterlidir. Ubuntu Server kurulumu, Apache ve MariaDB yapılandırması adım adım rehberlerimizde ele alınmaktadır. Kurumsal destek almak isterseniz Serçe Bilişim olarak bu süreci sizin için yönetebiliriz.
Evet, GLPI Türkçe dahil 45'ten fazla dili desteklemektedir. Kurulum sihirbazı sırasında veya sonrasında sistem dilini Türkçe olarak ayarlayabilirsiniz.
GLPI öncelikle kendi sunucunuza kurulum için tasarlanmıştır. Ancak bir VPS veya bulut sunucusu üzerine de kurulabilir. Resmi olarak GLPICloud adında barındırılan bir seçenek de mevcuttur.
GLPI açık kaynaklı ve ücretsizdir. Ancak geliştiricisi Teclib, kurumsal destek ve ek modüller için ücretli hizmetler sunmaktadır. Temel işlevler için herhangi bir ödeme yapmanıza gerek yoktur.
GLPI'nın cihaz sayısı konusunda resmi bir üst sınırı yoktur. Doğru sunucu boyutlandırmasıyla binlerce cihazı yönetmek mümkündür. Kurumsal kullanımlarda 10.000 üzeri cihaz envanteri yöneten kurumlar mevcuttur.
İlker Pehlivan

Yazan

İlker Pehlivan

Kurucu | Ağ ve Sistem Yöneticisi

İlker Pehlivan, karmaşık BT altyapılarını ölçeklenebilir ve güvenli sistemlere dönüştüren bir ağ ve sistem mühendisidir. Şirketlere özel teknoloji rehberleri burada.